Saç Bakımı Saç Modelleri Saç Renkleri Saç Stilleri SaçBakımı

Saç Bakımı , Bitkisel Saç Bakımı , Doğal Saç Bakımı , Erkek Saç Bakımı , Evde Saç Bakımı , Güzellik Saç Bakımı , Sac Bakımı , Saç Bakım, Saç Cilt Bakımı , Saç ve Bakımı,Saçlar Bakım

Kuru Saçlara Bakım

Eğer saçınız çok yıpranmışsa (güneş sonrası gibi ) şampuandan önce besleyici bir ürün uygulayın. Saçınızı sıcak bir havluyla sararak, uyguladığınız üründe önerilen süre kadar bekleyin. Sıcak havlu ürünün saçınıza daha iyi nüfuz etmesini sağlar. Şampuan öncesi uyguladığınız bu bakımın avantajı, saçı daha sonraki bakımlara hazır hale getirmektir.

Daha sonra, saç tipinize uygun ve besleyici özelliğe sahip bir şampuan ile saçınızı yıkayın.

Kuru saçlar onlarla ilgilenmenize bayılır; şampuan sonrası saç kremi uygulamakta tereddüt etmeyin. Kreminizi durulama gerektirmeyen ürünler arasından da seçebilirsiniz. Bu tip ürünlerin avantajı diğer yıkamaya dek saçı dış etkenlere karşı korumasıdır.

Haftada bir kez kuru saçlar için hazırlanmış besleyici bir maske uygulayın. Saçınızı çok sıcak kurutmayın, eğer güneşleniyorsanız şapka veya bandana kullanın ya da güneşten koruyucu bir ürün uygulayın.

Saçınızı hiçbir zaman sert bir şekilde fırçalamayın kuru saçlar kırılmaya çok meyillidir. Fırçalamadan önce saçınızı kolay taranmasını sağlayacak ürünler kullanmaktan çekinmeyin saç fırçanızı ise yumuşak ve doğal kıllı olanlardan seçin saçın doğal korunmasını köklerdeki sebum salgısı sağlar. Saçınızı kökten uca doğru fırçalayın, böylece sebumun saç boyunca yayılmasını sağlamış olursunuz.

Kuru saçlarda saç uçlarında çatallaşmalar yani kırıklar çok sık görülür. Saç uçları köklere göre daha hassas ve kırılgandır. Onları düzenli olarak kestirin.

kuru saçlar için – kuru saçlar için maske – kuru saçlar için ne yapılmalı – kuru saçlar için şampuan – kuru saçlara çözüm – kuru saçların bakımı

Yağlı Saçlara Bakım

Yağlı saçlara uygun üretilmiş profesyonel şampuanlar, bakım ürünleri, bakım losyonları, köpükleri ve ampuller saçtaki aşırı yağlanmanın önüne geçer.

Şampuanlamadan sonra saçlara masaj yapılması yerel dolaşımı arttırır ve deriye yapışık birikintilerin uzaklaştırılmasını sağlar. Ancak, uzun süreli masaj saçı yağlandırır.

Saçlar temiz su ile iyice durulandıktan sonra kurutulurken nazik bir biçimde fırçalanmalıdır. Saçların kurulanmasında yumuşak bir havlu kullanılmalıdır. Kurulama işlemi nazik olmalıdır. Eğer sert bir havlu kullanılır veya çok şiddetli ovulursa saçların uçları çatallanabilir. Saçlar elektrikli kurutucularla kurutulabilir. Ancak kurutucunun saça çok yakın tutulmaması gerekmektedir. Saçlara çok yakın tutulacak olursa saçlı deri ve saçların yanmasına neden olabilmektedir.

yağlı saçlara çözüm – yağlı saçlar için şampuan, yağlı saçlar için maske - yağlı saçlar için - yağlı saçlar için ne yapılmalı - yağlı saçlar için - yağlı saçların bakımı

Doğal Saç Bakımında Kullanılan Bitkiler

Bugün modern kozmetik preparatlarında en çok rastlanan örnek Aloe Vera’dır. İyileştirici, yumuşatıcı ve nemlendirici etkisi sebebiyle cildin ve saçın kurumasını önler. Diğer bir bitki ise Jojoba’dır. Preparatlarda jojoba’nın tohumlarının sıkılması ile elde edilen jojoba yağı kullanılır. Saça ve deriye kadife yumuşaklığı kazandırır. Bunların dışında buğday ve yulaf proteinleri de kullanılır.

Compfrey özü: Compfrey kökü allention yönünden zengindir. Allention deriyi iyileştirmek için kullanılır ve deriye özellikle duyarlı olan saç derisine çok faydalıdır. Ayrıca saç derisine parlaklık verir.
Matricaria: Deriyi şampuanlama ve bakım boyunca korumak için kullanılır. Chamomile’dan elde edilir ve rahatlatıcı özelliği vardır.
Hus ağaç yaprağı: Deriyi uyarma, sıkılaştırma, temizlemede kullanılır.
Büyük fındık ağacı: Deriyi uyarmak için kullanılır. Sıkılaştırıcıdır.
Isırgan: Saça doğal bir parlaklık kattığı bilinmektedir.
Arnika (dağ tütünü): Tedavi edici özelliği olduğu için kullanılır.
Hindistan cevizi: Deriyi tahriş etmeden derinlemesine temizler ve saça rahatça nüfuz eder.
Adaçayı: Saçı besler ve parlatır.
Ardıç: Saç dökülmesine iyi gelir.
Acı badem: Saçı besler.

Bitkilerle Saç Bakımı

Bitkiler her zaman insanoğlunun ihtiyaçlarını karşılamış, vücudun sağlıklı ve güçlü olmasını için kullanılmıştır. Bitkiler, vücudun güzelliği ve cazibesinin kalıcılığını korumak için gereksinimi olan her şeyi vermektedir. Vücudun her kısmı için ayrı ayrı bitkiler vardır. Bazısı gözlere parıltı, bazısı saça parlaklık veya vücuda dirilik verir. Saç yüzün itibarıdır ve kişinin fiziksel sağlığını yansıtır. Sağlıklı beslenme gibi, doğru bakım da saçın sağlığı için gereklidir.

Birçok bitki toplandığı gibi taze veya kurutulmuş olarak kullanılabilir. Bitkiler; şifalı, güzel kokulu yaprakları ile yazın sonunda daha etkilidir. Yazın başında taze olarak hasat edilir ve yılın geri kalan kısmında kurutulmuş olarak kullanılır.

Kepekli Saçlar

Kepek, insanların %50’sini hayatlarının belli bir aşamasında etkileyen bir sorundur. Çocuklukta çok nadir olarak rastlanan kepek, buluğ çağında kendini göstermeye başlar. 20’li yaşlarda en yüksek seviyeye ulaşır ve 50 yaşından sonra azalır. Kepek yaz aylarında daha az görülür.

Araştırmalar kepeğe ilk olarak 1873 yılında literatüre geçmiş olan “pityrosporum ovale” adlı maya türü bir mikroorganizmanın yol açtığını göstermektedir. Kepek sorununun gözlenmesi için mikroorganizma ile birlikte bazı tetikleyici faktörlerde vardır. Bunlar genetik, stres, sebum kompozisyonu, PH değişikliği ve kimyasal maddelerdir.

Epidemis olarak adlandırdığımız üst deri canlı bir tabaka (viable epidermis) ve üzerindeki cansız tabakadan (stratum corneum) oluşmaktadır. Stratum corneum tabakası kendini sürekli yenilemektedir. Canlı tabakadaki hücre bölümleri ile oluşan yeni hücrelerin yukarı doğru itilmesi, üst dermisin yüzeyindeki ölü hücrelerin atılması ile sonuçlanmaktadır. Bir hücrenin oluşmasından atılmasına kadar geçen süre yaklaşık dört haftadır.

Sağlıklı kafa derisinden hücreler gözle görülmeyen tanecikler olarak atılır. Hücre yenilenmesi normalden hızlı olarak gerçekleşmesi sonucunda ise ölü hücreler kafa derisinden birbirine yapışmış pulcuklar” hâlinde atılarak kepek sorununa sebep olur.

Normal Saçlar

Normal kelimesi kuvvetli, esnek, nemli ve parlak saçları tarif eder. Saçın çapının ince, orta veya kalın oluşu biçim veya yapısal hareketleri açısından düz, dalgalı veya kıvırcık olmasıdır.

Normal bir saçlı deri hiçbir tahriş, kırmızılık veya şişlik içermeyen nemli ve pembe olmalıdır. İdeal bir saç türüdür. Her türlü kesime ve şekillendirmeye uygundur. Normal saç 60–80 mikron, 0,06–0,08 milimetredir.

Normal saç ne çok yağlı ne de çok kurudur. Yağ bezlerinin salgıları normal düzeyde üretilmektedir. Saçın nem derecesi iyi durumdadır. Normal saçlar genellikle natural olurlar. Saçın pul tabakasındaki pulcukları çok açık değildir. Mat değildir. Saçlarda tabaka tabaka ışıltı görülür.

Kuru Saçlar

Kuru saç çok hassastır ve normal koruyucu yağ tabakasından (sebum) mahrum olduğu için kolaylıkla zarar görür. Sebum saçın yüzeydeki keratin tabakalarını kayganlaştırır. Böylece saç parlak ve iyi görünümlü olur; sebum eksikliği saç yüzeyinin pürüzlü olduğu anlamına gelir ve saçlar kolayca karışır, çatallanır. Kuru saç, mat cansız ve ileri safhada kırılgan bir hal alır. Bu tip saç yumuşak ve ipeksi değil sert bir his verir. Neme muhtaçtır ve çoğu zaman yüksek miktarda proteine ihtiyaç duyar. Kuru saç, kıl gövdesinin dış yüzünde bir katman oluşturan ve parlaklık kazandıran yumuşatıcı ve kaydırıcıların korunmasına gereksinim duyar. Islatıcılar, nemi bu tip saçın içine girmesini ve orada kalmasını sağlayacaktır. Saç değişik sebeplerden dolayı kuru olabilir. Bu özellikle çok kıvırcık ve bukleli saçların doğal hâli olabilir. Kuruluk saça uygulanan ürünler tarafından da oluşabilir. Boya, dalga veya gevşeticiler gibi şekillendirici veya kimyasal mekanik uygulamalardan sonra veya klor, tuzlu su veya soğuk iklimlerdeki aşırı uygulamaları gibi çevresel sorunlara bir tepki olarak da meydana gelebilir. Hormonal ve çevresel sorunlar kesinlikle kuru saçlı deriye sebep olabildikleri gibi sorunu daha da ağırlaştırabilirler.

Yağlı Saçlar

Yağ bezleri, saçları korumak ve parlak kalmalarını sağlamak için gerekli yağı salgılarlar. Bu salgılama düzenliyse, saç ipek gibi yumuşak ve canlı olur; ama salgılama aşırıysa, saç çok çabuk yağlanır, bu durum ise saçların dökülmesine sebep olur.

Yağlanma sebepleri araştırıldığında, bazen aşırı sinirlilik halinin ve çok yağlı besin tüketiminin salgıbezi dengesizliğine yol açmasıdır. Yağlanmalar genellikle hormonal değişmelerden kaynaklanmaktadır. Özellikle ergenlik çağına gelmiş gençlerde yoğun biçimde oluşur. Bu çağda hormonların aşırı çalışması ve ürettikleri sebumların saçlı deride yoğun biçimde görülmesi saçın yağlanmasına sebep olur. Baş derisi üzerindeki sebum akışı sülfür içeren kan desteği ile sağlanır. Eğer kan çok fazla sülfür içeriyorsa baş derisi kuru, az sülfür içeriyorsa baş derisi yağlı olur. Yağlı saçlar ince ve cansız görülür. Tozu ve kiri kolayca üzerine toplar.

Yanlış Beslenmenin Saça Etkisi

Saç teli dermal papillada bulunan kılcal damarlar ile beslenir. Saç teli dışarıdan kullanılan doğru bakım ürünleriyle beslenirken saç kökü kanda bulunan oksijen ve besin maddeleri ile beslenir. Bu yüzden meyve, sebze, yağsız et yenmesi ayrıca şeker tüketiminin azaltılması önerilir. Beslenme bozuklukları saç üzerinde büyük etki yapar. Örneğin, 80–100 gün sürekli dondurma yemek ile saç zayıflaması gözlenmiştir. Şekerin saç dökülmesine sebep olduğu gözlenmiştir. Vitamin eksikliğine bağlı olarak saçlarda ve saçlı deride yapısal bozukluklar ortaya çıkmaktadır. Bu vitaminlerin etkileri ve eksikliğinde oluşacak saç ve saçlı deri bozuklukları, aşağıda kısaca açıklanmıştır.

A Vitamini (Retional): Eksikliğinde muhtelif mukozalarda ve cilt epitelinde, dolayısıyla saç kökünde bozukluklar görülür. Saçlı deri kalınlaşır, alt kısmında yağ ve ter birikimi meydana gelir. Saçlar kurur ve kepek oluşur. Epitel hücreleri çekirdeklerini kaybederek aşırı keratinize olurlar ve enfeksiyon riski artar.

E Vitamini (Tokoferol): Özellikle A vitaminin yükseltgenmesini önler. Antioksidan etkilidir.

B Vitamini (Riboflafin): Eksikliğinde seboreik dermatit görülür. Bütün doku hücrelerinde bulunur. Aşırı yağlı saçlı deri, yağlı kepek, kelliğe sebep olabilir. Bulunduğu besinler: En çok sütte, bira mayası, tahıllar, karaciğer, ıspanak, balık ve yumurtada bulunur.

B Vitamini (Niasinamid): Diğer adı PP vitaminidir. Eksikliğinde doğal saç rengi kaybı ve deri dermatiti görülür. Bulunduğu besinler: En çok kırmızı et ve karaciğerde bulunur. Ayrıca bira mayası, yeşil sebzeler, çay ve baklagillerde bulunur.

B Vitamini (Piridousin): Eksikliğinde dermatit görülür. Bulunduğu besinler: Maya, pirinç kabuğu, tahıl, yumurta sarısı ve sebzelerde bol miktarda bulunur.

H Vitamini (Biotin): Yapısında saç teli için önemli bir madde olan kükürt taşır. Eksikliğinde seboroik dermatit görülür. Bulunduğu besinler: En çok yumurta sarısında, karaciğerde, sütte, börekte ve mayada bulunur.

Saç Durulayıcılar (Asit Durulayıcılar)

Çoğunlukla sıvı emülsiyon biçimindedirler. Kimyasal işlemlerden sonra olduğu gibi, saçın taranma kapasitesini ve parlaklıklarını artırdıklarından saç yıkamadan sonrada kullanılırlar.

Permanant losyonu, nötralizatör, renk açıcılar ve kalıcı hafif renk açıcılar gibi kimyasal maddeler alkalidir. Kutikula pulcuklarını açarlar ve saça oksijen ekleyerek çalışırlar. Bundan dolayı saçı doğal (asit) durumuna geri döndürmek için bir antioksidan(yani oksijen çıkaran) askorbik asit kullanmamız gerekir. Askorbik asit, kutikula pulcuklarının kapanmasını sağlayacaktır.

Askorbik asit, pek çok kreme kutikula pulcuklarının kapanmasını sağladığı gibi, ayrıca bir antioksidan olarak da işlev gördüğü için kullanılmaktadır.

Limon suyu ve sirke gibi(1 çorba kaşığını yarım litre suya karıştırınız)zayıf asitler şampuanlamadan sonra saça uygulanabilir ve bırakılabilir. Kutikula pulcuklarını kapatarak saçı parlak gösterecektir.